Yakıt Tasarrufu Sağlamanın Yolları

Uzun bir aradan sonra bugün carsofturkey.com platformunda yazdığımız ilk köşe yazısıyla tekrardan karşınızdayız. Konumuz yakıt tasarrufu ve nasıl yakıt tasarrufu yapılacağı ile ilgili. Bildiğimiz üzere her geçen gün arabaya binmek, bir yerlere gitmek ülkemiz şartlarında biraz daha zor hale geliyor. Bunun tek sebebi arabaların ev fiyatına* satılmasından çok zaten sahip olduğumuz araçlara binmek için cüzdanımıza bakar hale gelmemiz. Elbette bunun başlıca sebebi ülkemizdeki yakıt fiyatlarının yüksek oluşu ve akaryakıta diğer birçok ülkeye göre daha fazla para harcıyor olmamız. Elbette bu konuda biz sürücülerin yapabileceği fazla  bir şey yok. Dolayısıyla bu yazıda aracınıza nasıl daha az yaktırabilirsiniz buna değiniyor olacağım.

Aşağıda yazacağım metotları kullanarak normalde 9-10lt/100km yakan bir arabanın aynı yolu 7-8lt/100km arasında bir ortalamayla katetmesini sağlayabilirsiniz. Bu da %20’ye varan bir yakıt tasarrufu anlamına gelir. Bu metotlar sayesinde aylık yakıt masrafı 500 tl olan bir kullanıcının her ay cebinde 100 tl kalabilir.

Gaz Pedalının Doğru Kullanımı

Tüm içten yanmalı motorlarda olduğu gibi aracınızda da hava yakıt karışarak dört zamanlı motorunuzun üçüncü zamanında güce dönüşür. Bu anlamda motora daha fazla hava girişi daha fazla yakıt girişine ve sonuç olarak daha güç sağlar. Gaz pedalı motora giren hava girişini ayarlayan pedaldır. Dolayısıyla her gaza basışınızda yakıt girişini de artırır, aracın hızlanmasını sağlarsınız. Bu anlamda gaz pedalının doğru ve sakin bir şekilde kullanımı aracınıza az yaktıran en önemli faktördür. Dizel modelerde (Birçok markada 2000-2003 sonrası birçok model, common rail, turbolu; yeni nesil) ; gaz pedalını %50’dan fazla kullanmak gerekiz yakıt sarfiyatına sebep olur. Dizel motorlar sahip oldukları yüksek torku düşük devir bandında ortaya çıkarırlar. Bu sayede normalde benzinli bir modelde %70-75 arası gaz açımının sağladığı torku dizel bir modelde %25-50 arasında sağlayabilirsiniz. Zaten %50’ye kadar olan devrede torkun tamına yakını sunulur ve bu süreden sonra güç artışı oldukça azalır . Eğer bu durum sizin aracınız için geçerli olmadığını düşünüyorsanız doğru vites seçimi başlığını dikkatlice okuyunuz.

Atmosferik motora (turbosuz, eski nesil) sahip benzinli modellerde, gaz pedalını doğru kullanımının yakıt tasarrufuna olan etkisi dizel motorlardaki  etkisine göre daha azdır. Çünkü arabanız 200 beygir ve üzeri performanslı bir model [Renault Clio 3 RS, BMW M3 (E30,E36,E46,E92)] değilse gaz pedalı hissizdir ve aracı aniden hızlandırmak istediğinizde vites de düşürmeniz gerekecektir. Bundan dolayı bu tarz araçlara sahip kullanıcıların doğru vites seçimi kısmını dikkatlice okumaları gerekecektir.

Turbo motora(yeni nesil) sahip benzinli modellerde; durum yukarıda bahsettiğim dizel motordakilere benzerdir. Motordaki turbo modelden modele değişmekle birlikte 1750-4000 d/dak arasında görevine başlar ve motordan çıkan havayı motora geri verir. Turbo motorlu araçların kullanımı ile ilgili daha detaylı bir yazı yazacağım ancak şu anda belirtmek istediğim nokta bu tarz araçların da aynı turbo-dizel araçlar gibi düşük devirlerde güçlerini ürettikleri, dolayısıyla yüksek devirlere performanslı kullanımlar dışında ihtiyaç duymadıkları.

Doğru Vites Seçimi

Doğru vites seçimi sürücülerin kullandıkları aracın marka,model, üretim yılı, yakıt türüne bakmaksızın aracın yakıt tüketimini etkileyen önemli bir konudur. Ancak bir o kadar da uygulaması ve anlaşılması zor olanıdır. Bundan önce benzer konu başlığında okuduğum birçok kaynakta aracın mümkün olduğunca büyük viteste gitmesi gerektiği gibi birçok yanlış bilgiyle karşılaştım. Benzer şekilde yurdum insanı arasında kulaktan dolma iniş aşağı boşa atılacağı gibi birçok yanlış bilgi olduğunu söylesem yanlış olmaz. Evet gereken zamanlarda iniş aşağı vites boşa atılabilir ancak bu içinde bulunulan duruma göre değişir.

Doğru vites seçimi yapılırken çevre koşulları, aracın yüklü olup olmaması, aracın motor gücü ve yakıt türü önemli rol oynar.

Şehir içindeki yollarda; bu tarz yollar genellikle sürekli dur-kalk yapılan yollardır. Yol üzerinde trafik olması muhtemeldir. Trafik olmasa dahi trafik ışıkları, yayalar ve diğer etkenler sebebiyle her an her saniye durmanız gerekebilir. Bu tarz yollarda 50km/h’i geçmek tehlikelidir ve geçildiği takdirde de gereksiz yakıt sarfiyatı meydana gelir. Dolasıyla bu tarz yollarda 2. ya da 3. viteste düşük hızlarda temkinli bir şekilde seyir etmek hem ulaşım güvenliğini arttırır hem de yakıt tasarrufu sağlar. Trafik ışıklarından ya da diğer sebeplerden ötürü durulursa aracı tekrar kaldırırken gaza bir bebeğe dokunur edasıyla dokunup mümkün olduğunda yavaş hızlanmak yakıt tasarrufunu maksimuma çıkarır.

Bu tarz yolların eğimli olanlarında yakıt tasarufu sağlamak amacıyla vitesi boşa atmak hem tehlikeli hem gereksizdir. Bunun iki temel sebebi vardır; birincisi bu tarz yollarda araç her an her saniye durabilir ve bu durumdan ötürü aracın viteste olması ani bir frenleme esnasında fren mesafesini kısaltır. Araç vitesteyken frenleme ile birlikte aynı zamanda bir motor freni meydana gelir. Halk arasında “Boşta fren tutmaz.” olarak bilinen tabir bu tarz yollarda vitesi boşa atarak süren ve sonrasında fren mesafesi uzadığı için kaza yapan sürücülere bir ders olarak söylenmiş bir sözdür. Yoksa boşta giderken de viteste giderken de aracın fren sistemi aynı şekilde çalışır. Ancak şehir içinde birkaç metre erken duran bir araç birkaç kişinin yaşamla ölüm arasındaki farkını belirleyebilir. Bu sebeplerden ötürü şehir içinde aracın viteste olması güvenliği arttırır.

İkincisi şehir içinde aracın boşta olması tasarruf da sağlamaz. Günümüz arabalarında araç vitesteyken gaz verilmediği taktirde motora giden yakıt akışını kesen sistemler mevcuttur. Bu eski arabalarda olmayan bir özelliktir. Ancak günümüzde kullanılan arabaların büyük bir çoğunluğunun 2000-2005 sonrası olduğu düşünüldüğünde eski diye tabir edilen 10-15 yıllık araçta dahi bu sistemin bulunma ihtimali yüksektir. Bunu yol bilgisayarındaki anlık tüketim ekranına bakarak siz de gözlemleyebiliriz. Araç yolda seyir halindeyken aracı boşa alıp tüketim değerine bakınız. Aracın hızına göre değişmekle 0.1l-0.8l/100km arasında bir değer karşınıza çıkacaktır. Bu aracınızın rölantideyken yaktığı miktardır. Eğer aracı vitese geçirip aynı ekrana bakarsanız 0.0 l/100km gibi bir ekran görmeniz gerekir. Peki ne değişti? Sonuçta motor hala çalışıyor yakıt harcaması gerekmez mi diye soranlar için cevap, aracın yakıt akışını kesmiş olmasıdır. Bildiğimiz üzere motorun çalışması için motora yakıt girişi olmalıdır ancak motora giden yakıt kesildiyse motor nasıl hala çalışıyordur? Cevap oldukça basit; vites olan ve gaz verilmediği için yakıt akışı kesilen motor tekerleklerdeki döngüyü akslar üzerinde şanzımana oradan da pistonlara aktarır. Motorun çalışmasını yani pistonların hareketini de sağlayan da tekerleklerdeki bu hareket enerjisidir. Eski model (2000 öncesi birçok model) arabalarda bu duruma rağmen motor yakıt akışını kesmiyor ve yakıtı harcamaya devam ediyordu yeni arabalarda ise araçtan vitesteyken gazın kesilmesiyle yakıt akışı tamamiyle duruyor. Elbette viteste gidip yakıt akışını kesmenin bazı avantajları olduğu gibi bazı dezavantajları da var. Öncelikle motor freni denilen motorun döngüsünün aracın tekerleklerinden gelmesi durumu gerçekleştiği için araçta zaman geçtikçe boşta giden bir araca göre daha hızlı bir şekilde yavaşlamaya başlıyor. Bu durum şehir içi yollarında bir avantajdır. Örnek vermek gerekirse; 50 km/h hızla 2. ya da 3. viteste giden bir araba sürücünün ilerideki trafik ışığını görmesi ve ayağını gazdan çekmesiyle birlikte yavaşmaya başlar, araç viteste olduğu için bu yavaşlama sürecinde hiç yakıt harcamazken sürücüde güvenli bir şekilde ışığa ulaşır. Dezavantajını ise şehirler arası yollarda görmek mümkündür.

Şehir dışında ya da şehir içinde geniş yollarda; Bu tarz yollar bir şehri başka bir şehre bağlayan yollar, E5, otoban, çevre yolları ya da daha az kırmızı ışığın görüldüğü yollardır.

Yolun iniş aşağı çok eğimli olduğu durumlarda araç viteste tutulup arabanın belirli bir hızın üzerine çıkması engellenebilir bu sayede aynı zamanda yakıt tasarrufu yapılabilir. Yolun daha az eğimli olduğu yerlerde; araç boşa alınabilir ve serbest bir şekilde hızını koruması sağlanabilir.

Yol tamamiyle düz olduğunda ise; aracı viteste tutup aracın motor büyüklüğü ve vites sayısına göre değişmekle birlikte 90-130 km/h arasında bir hızda sürmek yakıt tasarrufunu maksimuma çıkaracaktır.

Yol yokuş yukarı olduğunda ise; aracı yüksek devirde tutmak normal kullanımdaki dezavantajının tersine avantaj sağlar. Örnek vermek gerekirse, manuel benzinli 1.4 litrelik bir Opel Corsa’da şoför beşinci viteste 90 km/h hızla yokuşa yaklaştığında aracın devir saati 2000-2500 d/dakdadır, sürücü gazı açmadığı durumda araç 70-80 km hıza düşecek ve atmosferik benzinli motor zaten alt devirlerde az olan torkunu iyice kaybedecek duruma gelecektir. Bu saaten sonra sürücü arabanın yavaşladığını görüp gazı açsa hatta sonuna kadar bassa dahi aracın 1750-2000 arasına düşmüş devrini arttırmak için normal tüketimin beş katına varan bir yakıt harcayacak ve yine de başarılı olamayacaktır. Bu saaten sonra vitesi dörde atsa devir biraz yükselip 2000-2750 bandına gelecek ancak bu seferde saatte 60-75 km/h arasında bir hıza gerilemiş ve en sağ şeride geçmek durumunda kalmış olacaktır.

Doğrusuysa, sürücünün arabanın gazını yokuşu gelmeden biraz aşması ve hızını yokuşta kaybedeceğini düşünerek hızını 10-20 km/h arttırıp yokuşun doruklarına doğru başladığı hıza geri dönmesi olacaktır.

Eğer araba daha üst bir sınıftaysa örnek vermek gererkirse yeni Golf 1.4 TSI 125 PS Manuel diyelim. Bu model altı ileri olduğu için 120-130 km/h hızla ekonomik bir şekilde ilerleyebilir ve bu durumda yokuşa gelmeden hızı yükseltmek aracın 140-150 km/h hıza çıkmasına ve aracın radara girmesine sebebiyet verebilir. Bu durumda ise yokuşun başladığı sıralarda sürücünün vitesi küçültüp beşe geçmesi aracın devrini yükseltecek ve bu sayede araç daha fazla tork üretecek ve aracın bayılması ya da halk arasındaki tabiriyle kösülmesi engellenmiş olacaktır. Sürücüde 120-130km/h ile girdiği yokuştan hızını koruyarak çıkacak ve tasarrufu maksimuma çıkarmış olacaktır.

Unutmayın düşük hız ya da yüksek vites tasarruf sağlamaz doğru yerde doğru devir ve doğru vites tasarruf sağlar”

Yakıt Tasarrufu Sağlamanın Yolları adlı yazımın ilk bölümüne burada son veriyorum. Yazım sizin yakıt tasarufu yapmanızı sağlayacak diğer birçok yöntem ile devam edecek, şimdilik hoşçakalın diyor, kazasız belasız keyifli sürüşler diliyorum.

*Makyajlı Clio 4 Icon 1.5 dCi Manuel 90 bg fabrika çıkışı başlangıç fiyatı olan 79.500 tl ve Ankara/Sincan’da 2+1 ortalama bir dairenin başlangıç fiyatı baz alınarak yapılmış bir yorumdur.

Kaynakça

(n.d.). Retrieved September 29, 2017, from http://wisebread.killeracesmedia.netdna-cdn.com/files/fruganomics/imagecache/605×340/blog-images/iStock_000074872237_Large.jpg

CDN. (n.d.). Retrieved September 29, 2017, from https://cdn.stumagz.com/images/5734345a2c5d3stryimg

Cnbc. (n.d.). Retrieved September 29, 2019, from https://fm.cnbc.com/applications/cnbc.com/resources/img/editorial/2013/03/15/100558943-gas-pump-green-handle-gettyp.1910×1000.jpg

Healthline. (n.d.). Retrieved September 29, 2017, from https://www.healthline.com/hlcmsresource/images/imce/gasoline_thumb.jpg

Paylaş
Önceki İçerikMercedes-Benz C180 İnceleme (W204)
Sonraki İçerikGösterişli Fakat Sıkıcı Arabalar
Mert SANER
Otomobil aşkıyla doğup büyüyen, bildiklerini tüm dünya ile paylaşmak isteyen ve Bilkent Üniversitesi'nde Endüstri Mühendisliği okuyan bir öğrenciyim. İleride sadece otomobil incelemeleri yapmak değil, aynı zamanda büyük fabrikalarda onları geliştiren bir mühendis olmak için çalışıyorum.

3 YORUMLAR

  1. Sevgili Mert,
    teknik terimlerin anlaşılmazlığından dolayı kaçtığım şeylerden biriydi araba ile ilgili tanıtım broşürü veya herhangibir yazı okumak… Yeni bir araba alırken broşürü heyecanla okumaya başlasam bile bir yerde takılıp kalıyordum…. Bırak herhangibir yazıyı, kullandığım araca dahi bilinçsizce yaklaşmama sebep olan uzaklaşmayı, kullandığın dilin sadeliği, akıcılığı ve sıcaklığıyla olumluya çevirdin…
    Günlük hayatta kullandığımız kulaktan dolma olsa da inandığım bilgilere getirdiğin teknik yorumlar bilinçlenmemi sağladı…
    Son notun ise çok çarpıcıydı… gülümsetirken, düşündüren… bir ev fiyatına araba kullanıyorken artık bu bilinçsizliğe senin yazılarınla son vermek için bir başlangıç yaptım…
    heyecanla yazının devamını bekliyorum…
    Sonsuz teşekkürler…
    Nurhayat

  2. Inanilmaz detayli bir yazi. Emegine saglik; bir sonraki yazilarini da okumak istiyorum. Kaynakcaya kadar eklenmis, emek verilmis; tebrik ediyorum.

YORUM YAP

Please enter your comment!
Please enter your name here