Oklahoma City’e Yolculuk Bölüm 1

Ohlahoma City, Downtown bölgesi

Merhabalar arkadaşlar bugün çok özel bir yazıyla karşınızdayım. Dünyadaki süper güç ya da hayaller-özgürlükler ülkesi tabiriyle sıklıkla adından söz ettiren Amerika Birleşik Devletleri’nde olan bir yolculuğun hikayesini anlatacağım sizlere.  Work and Travel programı kapsamında Amerika’da çalışma iznim vardı ve oraya gitmişken kendimi farklı alanlarla geliştirmek istiyordum. Bu ABD’ye ikinci kez gidişim. İlk gittiğimde Amerikalıların tabiriyle East Coast adı yani Türkçe doğu kıyısı denilen yerdeydim. Başkent Washington DC., Maryland, Virginia denilen kısımları gezdikten sonra bir arkadaşım vasıtasıyla TESL/TEFL/TESOL programını öğrendim. İkinci üç aylık gidişimde oldukça merak ettiğim Kuzeyin Amerika’nın orta kısmını merak ediyordum. Bu fırsatla Work and travel şirketine başvurdum ve vize vs. süreçlerinden sonra kendimi ABD’nin orta kısmında Missouri eyaletinin güneybatı kısmında 10 bin nüfuslu Branson adlı bir yerde buldum. TESOL sertifikasını almayı aklıma koymuştum ancak en yakın sertifika merkezi benden kilometrelerce uzaklıktaki Kansas City’deydi. Ayrıca ailem 3000 dolara yakın parayı Work and travel şirketine, uçak biletine ve Visa masraflarına vermişti. Dolasıyla bana Amerikalıların tabiriyle your own your own yani Türkçe başının çaresine bak diyorlardı. Hemen hızlı bir araştırmayla Kansas City’ye giden otobüslere baktım ancak otobüsle gidersem konaklamak için otele para verecektim ve yaz dönemi oteller oldukça pahalıydı. Tek çözüm bir araba bulup onun içinde yatmaktı. Süleyman adında bir arkadaşım Macbook almak için getirdiği 2000 doların 1000 dolarıyla kendine 2000 model Ford Focus aldı. Ancak Ford Focus ’un motor devir daim motoru bozuktu. ABD de bu tarz bozuk arabaları yaptırma masrafları çok pahalı olduğu için de kimse aradan bir süreden geçtikten sonra yüzüne bile bakmıyor arabayı bir köşeye atıyor ya da Macbook Air parasına satıyordu. Süleyman’la Branson’da her yere gittiğimiz Focus ‘un beni Kansas City’ye götürmesine imkân yoktu.

Oklahoma City’de bir alışveriş merkezi

Tek çözüm yolum bir araba kiralamaktı. 31 Mayıs’ta ayak bastığım ABD’de 26 Haziran günü başlayan Kansas City programına gitmek için şirkette elimden geldiği kadar çalışıyor artı olarak yapmak için ikinci bir iş arıyordum. Ancak şirketler ya J1 öğrencisi olduğumu söyleyerek iş vermiyor ya da Server gibi iyi işler vermek yerine bulaşıkçı gibi kötü ve çok para kazandırmayan meslek gruplarında işçi aradıklarını söylüyorlardı. Kursa bir hafta kala tek işte çalışarak zar zor biriktirebildiğim 100 dolar parayla şirketin yolunu tuttum. Amacım bilgi almaktı. Gelecek hafta gitmeden önce her şeyin hazır olmasını istiyordum. Ancak çok acı bir gerçek beni bekliyordu. ABD’de araba kiralayabilmek için kredi kartım olması gerekiyormuş. Bunun üzerine bankalarla konuşup bana kart çıkarmalarını istedim ancak kartın bir haftada kaldığım otele ulaşacağını söylediler ve benim o kadar vaktim yoktu. En son bir banka bana aynı gün kart çıkarabileceğini söyledi ancak bu seferde kiralama şirketinden araba kiralayabilmek için 200 dolar depozit ödemem gerektiğini öğrendim. Ve benim o parayı bir hafta içinde kazanma imkânım yoktu. Hayallerim uya düşmüş amacıma ulaşamamış gibi hissediyordum. O sertifikayı almayı dünyadaki her şeyden çok istiyordum ancak bu hafta sonu Kansas City de olmam imkansızdı. Bunun üzerinde TESOL sertifikasını veren şirketin sayfasından çevremde daha ilerideki bir tarihte başka bir kurs var mı diye baktım. Şanslıydım, temmuz ayının sonunda Oklahoma Eyaletinin başkenti Oklahoma City de bir seminer daha görünüyordu. Tarihleri dikkatlice inceledim ve bu kursun Türkiye’ye dönmeden önceki önümdeki üç aylık periyotta Amerika’nın orta kısmında düzenlenecek olan tek kurs olduğunu gördüm. Yani bu kursa da gidemezsem bu iş yatacaktı. Haziran ayının sonunda başka bir şirkette busser(komi) olarak çalışmaya başladım. Böyle İngilizce söylenince kulağa hoş havalı bir meslek gibi görünebilir. Ancak tek yaptığım dev bir restaurantta komilik yapmaktı. Üç katlı restaurantta sabahtan akşama belim ağrıyıncaya kadar masa siliyordum. Ancak kararlıydım ve azimliydim kafama koymuştum oraya gitmeye. Eşek gibi her gün iki işte çalışıyor günde 14-15 mesai yapıyordum. Program benim Work and Work’e dönmüşti ki beklenen zaman geldi.

Oklahomaya gelmemi sağlayan Nissan Versa

Soluğu bir buçuk ay aradan sonra tekrar Branson, Missouri’deki tek araba kiralama şirketinde aldım ancak bu sefer banka kartım yanımdaydı ve içinde beni bir hafta Las Vegas’da konaklamama yetecek kadar para vardı. Evet, ilk başta hayal gibi görünen bu fikir sonunda gerçek oluyordu. Bir buçuk ayda iki işte hiç nefes almadan çalışıp 800 dolar biriktirmiştim. Şirketle konuşup bana en ucuz olacak şekilde yani onların tabiriyle ekonomik sınıfta bir araba için üç birbirini takip eden hafta sonunda her biri üçer gün olmak üzere dokuz gün kendim için yer ayırttım. Artık yola çıkmak için hazırlıklara başlamam gerekiyordu. Bir harita teknisyeni babama telefon açıp Branson, Missouri’den Oklahoma City, Oklahoma için üç farklı yol olduğunu söyledim. O da önce kuzeye gitmemi oradan I44 üzerinden doğruca Oklahoma’ya doğru gitmemi söyledi bana aslında daha uzun olmasına rağmen daha büyük ve kullanılan bir yol önerdi. I44 Amerika kullanılan ana otobanlardan ve ABD de bulabileceğiniz en büyük ve uzun yol hattına en sahipliği yapar. Aynı zamanda efsanevi Route 66 ‘de üzerinde bulundurur. Tarihler 27 Temmuz Cuma gününü gösterdiğinde sabah erken saatlerde kalkıp kiralama şirketine gittim ve ilk üç bana yol arkadaşı olacak ve hafta sonu içinde yatacağım Nissan Versa’yı kiraladım. Ardından işe gittim ve işten erken çıkıp saat 17:00 sularında yola koyuldum. Evet Oklahoma’ya nasıl gittiğimin hikayesi burada son buluyor. Oklahoma’ya Nissan Versa’yla yaptığım uzun yolculuğun hikayesi ise çok yakında carsofturkey editörün günlüğü kısmında sizlerle olacak, esenlikle kalın.

Eskiyle yenisiyle Kuzey Amerikalılar için arabasız bir yaşantı mümkün görünmese de kullandıkları arabalar egzotik olmaktan çok uzak, bir çoğu benim gibi bir otomobil fanatiği için dahi sıkıcıydı desem yeridir.
Paylaş
Önceki İçerikMakyajlı Mitsubishi Space Star İnceleme
Sonraki İçerikMakyajlı Renault Clio 4-90hp Maksimum Hız (200 km/h)
Mert SANER
Otomobil aşkıyla doğup büyüyen, bildiklerini tüm dünya ile paylaşmak isteyen ve Bilkent Üniversitesi'nde Endüstri Mühendisliği okuyan bir öğrenciyim. İleride sadece otomobil incelemeleri yapmak değil, aynı zamanda büyük fabrikalarda onları geliştiren bir mühendis olmak için çalışıyorum.

YORUM YAP

Please enter your comment!
Please enter your name here